Bir uçak düşünün . Mükemmel tasarlanmış bir uçak. Sağlam zeminli bir hava alanından havalanmak üzere…   Son anda uçağın yakıtının yeterli olmadığı fark ediliyor. Sizce bu uçak uzun bir yol alabilir mi ?

Ortak  değerler , ortak amaçlar,  ortak beklentiler ve benzer özelliklere sahip olduğunuz ancak aranızda sevgi bağı kurulamayan bir insanla evlilik yolculuğuna çıkmak da hemen  hemen  aynıdır.

Eskilerin ‘’ içim ısındı ‘’ yeni nesilin ise ‘’ elektrik aldım ‘’ diye ifade ettikleri o  heyecanı , ilgiyi ve sıcaklığı hissetmek , evliliklerin başlangıcında  olması gereken duygu durumudur. Bu sıcaklık  hissinin , eşler tarafından zaman içinde beslenerek geliştirilmesi gerekir. Eşler ilişkilerinin başında hissettikleri  bu çekimi ve heyecanı birbirlerinin sevgi dillerini keşfederek ve hitap ederek geliştirebilirler.

Sözünü ettiğim duygu, sadece   cinsel çekiciliğe dayanan ve ömrü kısa olan ‘’Aşk ‘’ değildir.Sevgi, hoşlantıyla başlayan , yüreğine dokunarak gelişen ve  anlayişla , çabayla, birlikte güzel zamanlar paylaşılarak olgunlaşan daha kalıcı bir duygudur.Sevgi yoksa yakıtı yetersiz olan uçak gibi  kısa zamanda tükenir evliliklerde.

Sevgi evlilik ocağının ateşidir. Bu ateşin  ilgiyle , destekle , birlikte nitelikli zaman geçirmekle ,  güzel sözlerle , değer verdiğini düşündüğünü hissettiren davranışlarla ,bazen hatırladığını ileten hediyelerle  sürekli beslenmesi gerekir.

Sevgi dili , bir insanın sevildiğini hissettiği yoldur. Eşinizin  sevgi dilini keşfederek,  onun yüreğine dokunmanın kısa yollarını da keşfetmiş olursunuz. Önemli olan kendi sevgi dilinizi değil onun sevgi dilini kullanmanızdır. Elbette aynı  davranışlar eşiniz için de söz konusudur.

Yaşlı bir çiftin tartışmasına tanık olmuşlar.

Yaşlı bir nene dedeye şöyle diyormuş

_ Senin kadar bencil bir adam görmedim . Her şeyin en iyi tarafını seçersin. Senelerdir ekmeğin bile içini sen yedin dışını bana verdin .  Bir kere de dişlerimin kesmediğini bilmedin.

Yaşlı dedenin cevabı da ilginçtir

_ Ne kadar nankör bir hatunsun. Ekmeğin en sevdiğim yeri dışıdır benim. Sana senelerdir ekmeğin en sevdiğim yerini vermiştim.

Bazen kendi ırmağımızın akıntısına kapılarak gideriz . Oysa eşlerin her biri kendisine özeldir. Eşler birbirini olduğu gibi kabul edip sevmeli kendileri gibi olmaya zorlamamalıdırlar. Olduğu gibi kabul edilip sevildiğini değer verildiğini hisseden  çiftler zamanla  birbirinin özelliklerinden etkilenir ve bazı yönlerden birbirine benzemeye başlarlar. Birlikte  paylaşımları çoğalır. Biz alanları genişler. Ancak unutulmaması gerekir ki her bireyin kendi özel alanlari da olmalı ve  kişiliğini korumalıdır.

Elbette  tek kürekle bir kayık nasıl yol alamazsa eşlerden de her zaman aynı kişi sürekli verici olur  karşılık göremezse  evlilik de yol alamaz . Sağlıklı ilişkilerde eşler karşılıklı olarak duygularını ifade ederler ve ilgi gösterirler. Bencillikle evlilik ateşle su gibidir.

Bazen eşini düşündüğünü hissettiren bir davranış yüzlerce kelimeye bedeldir.Söz veya davranışlarınızla ‘’seni seviyorum,  benim için çok değerlisin’’ diyebilmek, evlilik ateşini besleyebilmek ,mutlu huzurlu yuvalarda atan sıcacık yürekler demektir…